Çoğu insan yıllarca kabızlık sorununu kendi kendine yönetmeye çalışır. Eczane raflarında bulunan müshil ilaçlara, bitki çaylarına, artan lif tüketimine ve çeşitli yöntemlere rağmen bazı hastalarda şikayetler devam edebilmektedir. Bu nedenle uzun süren ve tedaviye rağmen düzelmeyen kabızlık bozukluklarında asıl nedenin sanıldığından farklı bir yerde olabileceğini dikkate almak yerinde olur.
Pelvik taban kabızlıkla ilişkili olabilir
Pek çok kişinin ismini bile duymadığı pelvik taban, pelvisin tabanını bir hamak gibi çevreler; Mesane, rahim ve bağırsaklar gibi pelvik organları yerinde tutan bir kas ve bağ dokusu ağıdır. Bu yapı aynı zamanda dışkılama ve idrara çıkma fonksiyonlarının kontrolünde de önemli bir rol oynar.
Normal bir dışkılama işlemi sırasında, bağırsak hareket edip dışkıyı dışarı itmeye çalışırken, pelvik taban kaslarının ve anüs çevresindeki kasların gevşemesi gerekir. Bu gevşeme dışkıların dışarı atılmasını sağlar. Ancak pelvik taban fonksiyon bozukluğu durumunda bu kaslar gevşemek yerine kasılmaya devam edebilir veya koordineli bir şekilde çalışmayabilir. Pelvik tabanın bazı anatomik bozuklukları da dışkılamayı zorlaştırabilir.
Belirtiler her hastada aynı olmayabilir
Pelvik taban disfonksiyonu her hastada aynı belirtileri göstermeyebilir. Ancak dikkate alınması gereken belirtiler arasında dışkılama sırasında aşırı çaba harcama, tuvalette uzun süre kalma, dışkılama sonrasında tamamen boşaltamama hissi ve ilerlemiş vakalarda dışkılama için el veya parmaklarla kendini destekleme ihtiyacı yer alır.
Bu belirtiler tek başına kesin tanı anlamına gelmez. Ancak uzun süre devam ediyorsa pelvik tabanın fonksiyonlarının değerlendirilmesi önemlidir. Özellikle yaşam kalitenizi etkileyen ve standart tedavilere rağmen düzelmeyen kabızlık rahatsızlığınız varsa sadece bağırsak hareketlerine odaklanmak yeterli olmayabilir.
Teşhis spesifik bir hasta değerlendirmesini gerektirir
Kabızlıktan yakınan her hastada aynı sebep mevcut olmayabilir. Bu nedenle hastanın tıbbi geçmişi, fizik muayenesi ve gerekli görülen ek tetkikler birlikte değerlendirilir.
Günümüzde anorektal manometri, balon çıkarma testi ve defekografi gibi yöntemler pelvik taban fonksiyonlarının detaylı değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu testler, kasların dışkılama sırasında nasıl tepki verdiğini ve anatominin soruna katkıda bulunup bulunmadığını ortaya çıkarabilir.
Her kabızlık aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Kabızlık çoğu zaman basit bir sindirim problemi olarak görülse de uzun süredir devam eden, yaşam kalitenizi etkileyen ve standart tedavilere rağmen düzelmeyen kabızlık şikayetiniz varsa sadece bağırsak hareketlerine odaklanmak ve sadece ilaç kullanmak yeterli olmayabilir.
Pelvik taban hastalıklarına bağlı kabızlık durumunda, yaşam tarzı ve beslenme önlemlerinin yanı sıra, koordinasyon bozuklukları durumunda pelvik taban egzersizleri ve biofeedback ile pelvik taban kaslarını eğitmek mümkün olabilir. Anatomik bir bozukluğun eşlik ettiği durumlarda cerrahi müdahale seçenekleri değerlendirilebilir.
Kronik kabızlık yaşam kalitenizi etkileyebilir
Kabızlık sadece tuvaletle ilgili bir durum değildir. Kişinin sosyal yaşamını, iş performansını ve ruh halini etkileyen önemli bir sorundur. Bu nedenle kullanılan yöntemlerin sonuç vermediği kronik kabızlık vakalarında sorunun kaynağının doğru tespit edilmesi ve yeterli tedavinin sağlanması gerçekten yaşam kalitesini artırabilmektedir.
Uzun süren, günlük yaşamı etkileyen ve uygulanan yöntemlere rağmen devam eden kabızlık bozukluklarında pelvik taban fonksiyonlarının değerlendirilmesi doğru tanı ve tedavi süreci için önemlidir.

