Uzman hekim uyardı: Aşırı sıcaklar kalp krizi riskini artıyor

Prof. Dr. Ballı, son günlerde ülke genelinde sıcaklık değerlerinin giderek artmaya başladığını söyledi.

Aşırı sıcaklarda çok fazla sıvı ve elektrolit kaybının yaşandığını belirten Ballı, özellikle kalp-damar hastalarının bu tür hava koşullarında daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Ballı, yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Özellikle 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda kalp krizi riskinin bir miktar arttığı söylenebilir. Bunun nedeni ise kalbimizin iş yükünün artması ve kan damarlarımızın genişlemesidir. Sıcaklık dengesini korumak için vücudumuzun daha fazla kan pompalaması gerekir. Bu da kalbimizi yorar.”

BESLENME VE SIVI KAYBINA DİKKAT EDİN

Ballı, kalp-damar hastalarının yaz aylarında beslenme alışkanlıklarına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Çok ağır beslenmenin kalbin iş yükünü artıracağını, bunun da bazı olumsuz senaryolara yol açabileceğini vurgulayan Ballı, şöyle konuştu: “Hastaların sıvı alımına dikkat etmesini istiyoruz. Özel bir kısıtlayıcı durum olmadığı sürece en az 2,5 litre sıvı alımını öneriyoruz. Elektrolit dengesini de destekleyebilecek ayran, soda gibi sıvı gıdaların tüketilmesi önemlidir. Sıvı alımını şekerli gıdalar, gazlı içecekler, kahve ve çay ile dengelemek doğru değildir. Ana içeceğimiz su olmalıdır.” dedi.

Güneşin tepede olduğu yaz aylarında dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Ballı, aşırı sıcaklarda yorucu egzersizlerden de kaçınılması gerektiğini söyledi.

“TERLEME SIRASINDA SOĞUK BİR ORTAMA GİRMEK KALP RİTM BOZUKLUKLARINI TETİKLEYEBİLİR”

Yaz aylarında vücudun sıcak ve soğuk ortamlara alışması gerektiğini vurgulayan Ballı, şöyle konuştu:

“Çok terliyken birdenbire çok soğuk bir ortama girmek bazı kalp ritmi bozukluklarını tetikleyebilir. Çok sıcakken birdenbire soğuk suya girmek de benzer etkilere neden olabilir. Bu nedenle ortam değiştirirken nispeten kademeli bir sıcaklık geçişine izin vermek gerekir. Klimayı insan vücudunun uyum sağlayabileceği en rahat sıcaklığa ayarlamalıyız. Mesela klima 17 derecedeyse havayı tutmak yerine insan vücudu için en uygun oda sıcaklığını ayarlayıp öyle devam etmek daha mantıklı olur. sabaha kadar klima açık ve onun önünde uyu.”
Kaynak: AA | Bu içerik Nilgün Arabacı tarafından yayınlanmıştır.

İlginizi Çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir