Ay’ın sürekli karanlık olan kraterlerinde görev yapan keşif araçları, güneşe maruz kalan yüksek noktalarda bulunan istasyonlardan gönderilen lazer ışınlarıyla çalıştırılabiliyor.
Teklif, uzun güç kablolarına veya ağır pil sistemlerine ihtiyaç duymadan Ay’ın bilimsel açıdan değerli ancak zorlu bölgelerinin keşfedilmesine olanak sağlamayı amaçlıyor.
AY’IN GÜNEY KUTBU NEDEN SEÇİLDİ?
Konsept, yüksek krater kenarlarının neredeyse sürekli güneş ışığı aldığı Ay’ın güney kutbuna odaklanıyor. Yakındaki kalıcı olarak gölgelenen kraterler kalıcı olarak karanlıktır ve önemli miktarda su buzu içerdiğine inanılmaktadır.
Çin ve ABD, Ay’da kalıcı bir insani ve bilimsel varlık oluşturma çabalarını yoğunlaştırdıkça, güney kutbu hem NASA’nın Artemis programının hem de Çin’in Chang’e misyonlarının birincil hedefi haline geliyor.
Alan; Uzun süre güneş ışığı alan yüksek sırtları ve su buzu içerdiğine inanılan kalıcı olarak gölgelenen kraterleri nedeniyle bilimsel araştırmalar, yerinde kaynak kullanımı ve gelecekteki Ay üslerinin geliştirilmesi açısından önemli sayılıyor.

LAZER ENERJİSİ AĞI ÖNERİSİ
Interesting Engineering’de yayınlanan habere göre, Çin’deki Harbin Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, Journal of Deep Space Exploration dergisinde yayınlanan çalışmalarında, ay yüzeyi için tasarlanan lazer tabanlı enerji transfer ağının optimize edilmiş kurulum yöntemini sundu.
Araştırmacılar ayrıca Ulusal Lazer Uzaysal Bilgi Anahtar Laboratuvarı ve Ulusal Havacılık ve Uzay Mekanizması Anahtar Laboratuvarı ile işbirliği içinde çalışıyorlar.
South China Morning Post’un haberine göre iki kurum; Lazer teknolojileri, uzay sistemleri ve gelecekteki ay keşif görevleri için yeni nesil mühendislik konusundaki uzmanlığıyla Çin’in havacılık ve uzay araştırmalarında stratejik bir rol oynuyor.
KARANLIK KRATERLERDEKİ ARAÇLARA ENERJİ NASIL AKTARILACAK?
Ay’ın kalıcı olarak gölgede kalan bölgelerindeki ekipmanlara güç sağlamak, gelecekteki görevler için büyük bir zorluktur. Bu kraterlerde çalışan keşif araçları güneş panellerinden faydalanamayabileceği gibi, bataryalar da uzun süreli keşifler için yeterli dayanıklılığı sağlayamayabilir.
Önerilen sistemde güneş ışığını alan yüksek sırtlara yerleştirilen güneş panelleri lazer ışınları üretecektir. Enerji bu ışınlar aracılığıyla gezicilerdeki alıcılara gönderilecek ve alıcılar ışığı tekrar elektriğe dönüştürecek.
Birbirine bağlı çok sayıda istasyondan oluşacak ağ, keşif araçlarının büyük bataryalar taşımadan enerjili alanlar arasında hareket etmesine olanak sağlayacak.

İSTASYONLARIN YERİ İSTATİSTİKSEL MODELLE BELİRLENDİ
Harbin araştırmacıları istasyonların yerlerini yalnızca güneş ışığına erişime göre seçmediler. Enerji kapsamını en üst düzeye çıkarmak ve güçlü ağ bağlantısını sürdürmek için istatistiksel modelleme yoluyla en uygun kurulum noktaları belirlendi.
Araştırmaya göre lazer istasyonlarının yaklaşık 100,6 metre hareket ettirilmesi, ağın etkin kapsama alanını %35’ten fazla artırdı. Enerjilendirilmiş bölgeler bile neredeyse tamamen birbirine bağlıdır.
Araştırmacılar, yaklaşımın istikrarlı ve sürekli bir lazer enerji ağı oluşturduğunu söyledi.
SHACKLETON KRATERİ ÇEVRESİNDEN VERİLER KULLANILDI
Ekip, sistemi test etmek için gelecekteki Ay misyonları için en önemli yerlerden biri olarak gösterilen Shackleton Krateri etrafındaki verileri kullandı. Veriler NASA’nın Lunar Orbiter Lazer Altimetresinden elde edildi.
Simülasyonlar, sistemin, yaklaşık 3 mil mesafede bile, Ay’ın kalıcı olarak gölgede kalan bölgelerindeki gezicilere güç sağlamak için yeterli enerjiyi sağlayabildiğini gösterdi.
Araştırmacılara göre bulgular, gelecekteki ay araştırma istasyonlarının ve onları destekleyecek enerji altyapısının temellerinin atılmasına yardımcı olabilir.
