Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen büyük ölçekli deniz tatbikatı, Türk deniz kuvvetlerinin bölgedeki gücünü ve caydırıcılığını bir kez daha ortaya koydu. Deniz Kurdu Tatbikatı adıyla düzenlenen kapsamlı operasyon, 125 deniz unsuru, 60 hava aracılığı ve yaklaşık 18 bin personelin katılımıyla gerçekleşti. Tatbikat, Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz’de farklı cephelerde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin koordinasyon içinde hareket etme kabiliyetini gözler önüne serdi.
Antalya Körfezi’nde düzenlenen seçkin gözlemci günü etkinlikleri sırasında, Türk donanmasının en büyük savaş gemisi TCG Anadolu’nun da dahil olduğu çeşitli platformlar, katılımcı ve gözlemci ülkelerin temsilcileri ile basın mensupları tarafından yakından izlendi. Bu dev tatbikat kapsamında, gerçek savaş şartlarına uygun olarak harekat öncesi hazırlıklar, silah atışları ve hayati operasyonlar gerçekleştirildi. Faaliyetler, TCG Kemalreis fırkateyninin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve yüksek rütbeli komuta kademesiyle birlikte gözlemci ülkelerin temsilcilerinin huzurunda denizleri selamlamasıyla başladı. Ayrıca, komanda ve istihbarat operasyonlarında sonarların düşman denizaltısının tespiti ve imhası şekliyle senaryoya uygun çeşitli taktikler hayata geçirildi.
Kağıt üstündeki planlar pratiğe dökülürken, en dikkat çekici gelişmelerden biri ise insansız deniz araçlarının kullandığı yeni nesil teknoloji özellikleriydi. Pirana kamikaze insansız deniz aracı, deniz dizisinde ön plana çıktı ve su üstü hedefleri başarıyla imha etti. Gelişmiş yerli ve milli silah sistemleri ise atış performanslarıyla göz doldurdu. Hedeflerde; Burgazada korvetinden 102 kilometre uzaklıktaki hedef, HİSAR-D güdümlü füzelerinin 555 kilometre hızla ulaşmasını sağlayan atışlar ve AKYA torpidosuyla 10 kilometre menzildeki hedefin etkili bir şekilde yok edilmesi dikkat çekti. Tatbikat boyunca, deniz ve havadaki unsurlar tarafından gerçek zamanlı saldırılar yapılarak, bölgedeki üstünlük ve hazırlık seviyesi kanıtlandı. Etkinlikler, katılan unsurların düzenli geçişleriyle sona ererken, Türk deniz güçlerinin bölgesel ve uluslararası önemdeki varlığını güçlendirmeye devam ettiği vurgulandı.
