Adana’da trafik tartışmasının kavgaya dönüşmesiyle başlayan duruşma, şehit ailesinin hayatını kabusa çevirdi. Şehidin kardeşi MA, olaydan sonra “kan parası” adı altında bugünkü değeri yaklaşık 40 milyon lira olan 100 devenin talep edildiğini belirtti. Taleplere uymadıkları için evlerinin ateşe verildiğini söyleyen aile, güvende olmadıkları gerekçesiyle polis eşliğinde Adana’dan ayrılarak birçok kente dağıldı.
Şehidin kardeşi YA, 2025 yılı Temmuz ayında Adana’da trafikte bir grup insanla, ağabeyi MA’nın eniştesi KK ile tartıştı. Kavgaya dönüşen tartışma, gruptan birinin yaralanmasıyla olay kavgaya dönüştü. Grup, aracılar aracılığıyla şehidin ailesinden ‘kan parası’ olarak 100 deve ve yaklaşık 40 milyon cari lira istedi. Şehidin ailesi gelemediği için polis eşliğinde Adana’dan göç ederek, evlerinin yakılması nedeniyle çeşitli şehirlere dağıldılar.
Şehit ailesi, gittikleri kentlerde aldıkları tehditler üzerine Bakanlıklara başvurdu. Şehidin kardeşi MA, kendisinin ve ailesinin yaklaşık bir yıldır çok zorlu ve korkutucu bir süreçten geçtiğini söyledi. Olayların, ağabeyi ile eniştesi arasındaki çatışmayla başladığını belirten MA, sürecin hızla büyüdüğünü ve kontrol edilemez hale geldiğini söyledi. Bu süreçte bir grup tarafından hedef alındığını iddia eden MA, şunları söyledi: “Bu kişiler kendi ifadeleri ve bize gönderdikleri ses kayıtlarında kendilerini terör örgütü DEAŞ üyesi olarak tanıttılar. Bu kişiler silahla evimize girdiler ve bize ateş açtılar. Ailem kendilerini korumaya çalışırken bir kişi yaralandı. Bu olaydan sonra olay yerini gözlemlediği için bir markete ses bombası atıldı ve üst katı silahla tarandı. İnsanlar korktukları için suç duyurusunda bulunamadılar ama elimizde bu olayların videosu var.”
“ADANA’YI GÜVENLİK EŞLİĞİ ALTINDA ÇIKMALIYIZ”
Daha sonra sözde “barış” için bir araya geldiklerini belirten MA, şöyle konuştu: “Ancak bu süreçte aile evimiz ateşe verildi. Daha sonra kayınpederimin evi de yakıldı. Can güvenliğimiz olmadığı için polis eşliğinde Adana’dan ayrılmak zorunda kaldık. Ancak baskılar bununla da bitmedi. Bizden ‘kan parası’ adı altında 100 deve yani 40 milyon lira civarında deve talep ettiler. Evlerimizden vazgeçmemizi.”
MA, “Kendi ifadelerine göre mahkemeleri tanımadıklarını, devleti kabul etmediklerini, şikayette bulunsak da sonuç alamayacağımızı söylediler” dedi ve konuşmasına şöyle devam etti:
“Ses kayıtlarında adreslerimizi bildiklerini, bizi takip ettiklerini, her an bize ulaşabileceklerini iddia ediyorlar. Her gün farklı numaralardan tehditler almaya devam ediyoruz. Son zamanlarda kayınpederimin evine baskı yapıldı ve tapusu elinden alındı. Bugün şehit ailesi olarak korku içinde yaşıyoruz. Buradan devlet yetkililerimize rica ediyorum bu olayların bitmesini istiyoruz. Biz kurtulduk, başka aileler yaşamasın.”

“HAYATIMI KORKUSUZ YAŞAMAK İSTİYORUZ”
Hayatlarını korkmadan yaşamak istediklerini kaydeden MA, adreslerinin sürekli bu kişiler tarafından ele geçirilmesi nedeniyle adreslerini değiştirmek zorunda kaldıklarını söyledi. Taşındığı evi insanların bulduğunu ve evinin kapısını zorla açtıklarını iddia eden MA, şöyle konuştu: “Endonezya hatlarından arayıp tehdit ettiler. O sırada eşim ve çocuklarım evdeydi. Bu kişiler babamı tekrar aradılar ve ‘Biz onun evine geldik, sen kadınlara teklifte bulunuyorsun. Olaylar böyle devam ediyor. Yaklaşık bir yıldır bu şekilde zulme uğradık. Fail olarak evi ateşe veren sadece bir kişi tutuklandı. Ancak ses kayıtlarında 10’a yakın kişinin de adı örgüt olduğunu itiraf ediyor. Polisten aldığımız bilgiye göre kişilerin örgütle bağlantısı olduğu söyleniyor ancak ellerinde yeterli delil bulunmadığını söylüyorlar” dedi.
MA’nın ağabeyi MDA, 2017 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde PKK’lı teröristler tarafından şehit edildi.
