Geleceği tehdit eden sessiz tehlike! Çocuklarda hızla yayılıyor

Diyetisyen Buse Uzun Özdemir, obeziteyle mücadelede katı diyetlerin ve yasakların çözüm olmadığını vurgulayarak, doğru beslenme ve aktif yaşam konusunda ailelerin çocuklarına doğru rol model olması gerektiğini söyledi.

Özdemir, günümüzde görülme sıklığı giderek artan çocukluk çağı obezitesinin geleceği şekillendiren “sessiz bir tehlike” olduğunu vurgulayarak ebeveynlere önemli bir uyarıda bulundu. Çocukluk çağı obezitesinin sadece aşırı vücut ağırlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Buse Uzun Özdemir, bu durumun hem çocukların mevcut sağlıklarını hem de yetişkin yaşamlarını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.

“OBEZİTE’NİN TEK SUÇU GENLER DEĞİLDİR”

Dyt, obeziteyi vücutta sağlığı tehlikeye atacak kadar aşırı yağ birikmesi olarak tanımlıyor. Özdemir, çocukluk çağında gelişen obezitede genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de önemli rol oynadığını vurguladı. Dyt. Özdemir, “Enerji tüketimi yüksek, besin değeri düşük gıdaların sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük hayata girmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran karşısında geçirilen zamanın artması bu sorunun en önemli nedenleri arasında yer alıyor.”

Dyt, obezitenin çocuğun sadece görünüşünü etkilemediğine dikkat çekiyor. Özdemir, şöyle konuştu: “Çocukluk çağında obez olan kişilerin önemli bir kısmı yetişkinlikte de obez olmaya devam ediyor. Bunun sonucunda da tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması, kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara yakalanma riski artıyor. Ayrıca obezite sadece fiziksel sağlık üzerinde değil, özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkilere neden olabiliyor.”

“YASAKLARLA DEĞİL, DOĞRU ALIŞKANLIKLARLA MÜCADELE EDİN”

Geleceği tehdit eden sessiz tehlike! Çocuklarda hızla yayılıyor 2

Dyt, çocukları obeziteden korumak için yasakların değil, doğru beslenme alışkanlıklarının oluşturulması gerektiğinin altını çiziyor. Özdemir şunları söyledi:
“Kahvaltıyı atlamamak, öğün programına bağlı kalmak, her gün yeterince meyve ve sebze tüketmek, tam tahıllı ürünler tercih etmek, yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri ile kaliteli protein kaynaklarını dengeli tüketmek sağlıklı büyüme ve gelişmenin temelini oluşturur. Beslenmenin yanı sıra aktif bir yaşam da çocuk sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır.”

Bu süreçte en büyük sorumluluğun ailelere düştüğünü hatırlatan Dyt. Buse Uzun Özdemir, sağlıklı beslenmenin ailece benimsenen bir yaşam tarzı haline gelmesiyle kalıcı hale geleceğini söyledi. Özdemir sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini uygulamaya koyuyor. Evde sebze tüketmeyen, her zaman hazır yiyecekleri tercih eden veya hareketsiz yaşam tarzı sürdüren ebeveynlerin çocuklarından farklı davranmalarını beklemek gerçekçi değil. Hiçbir çocuk sağlıklı beslenmeyi tek başına öğrenemez. Bu süreçte aile, okul ve sağlık çalışanlarının işbirliği büyük önem taşıyor. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocuklarımıza katı beslenme değil, doğru beslenme alışkanlıkları kazandıralım. Çünkü sağlıklı bir gelecek küçük ama doğru adımlarla atılır. çocukluk döneminde.”

İlginizi Çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir