Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan son rapor, ülkemizin sağlık ve yaşam kalitesi açısından uluslararası seviyelerde uzun yaşam beklentisiyle dikkat çekti. Dünya genelindeki veriler doğrultusunda, Türkiye’de doğan bireylerin yaşam süresi erkekler ve kadınlar arasında oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Erkeklerde ortalama yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar, dünya ortalamasını geride bırakmakla kalmayıp, ülkemizin sağlık ve yaşam standartlarında ulaştığı seviyeyi de yansıtıyor.
Birleşmiş Milletler’in 2025 yılı tahminlerine göre, dünya genelinde ortalama yaşam süresi 73,5 yıl olarak öngörülüyor. Erkekler için 70,9 yıl, kadınlar için ise 76,2 yıl olarak belirlenen bu ortalama, Türkiye’nin öne çıkan yaşam beklentisiyle dikkat çekiyor. Özellikle kadınların yaşam süresi konusunda ciddi bir avantaj sunan ülkemizde, sağlık hizmetleri ve yaşam koşullarının iyileşmeye devam ettiği görülüyor. Bu gelişmeler, uzun ve sağlıklı yaşamın ekonomik ve sosyal açıdan da pozitif etkiler yaratmasına zemin hazırlıyor.
Selain Türkiye’nin yüksek yaşam süresi, küresel sağlık politikalarının ve yaşam kalitesinin gelişmesine bağlı olarak birçok ülkede yaşam beklentisinin arttığını görüyoruz. Monako, San Marino ve Avustralya gibi ülkelerde ise ortalama yaşam süresi 82 ile 85 yıl arasında değişiyor. Ancak, dünya genelinde halen birçok Afrika ülkesi düşük yaşam beklentisiyle öne çıkarken, Çad, Nijerya ve Güney Sudan gibi ülkelerde ortalama yaşam süresi 54 yıl civarında seyrediyor. Bu fark, sağlık altyapısındaki farklılıklar ve yaşam koşullarındaki eşitsizliklerin göstergesi olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin ise, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve yaşam standardlarındaki gelişmeler sayesinde bu farkı kapatma yolunda ilerlediği görülüyor.
