MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Türk Eğitim-Sen’in Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen 8. Olağan Merkez Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, son bir haftadır Türk siyasetinde onaylanmayan gelişmeler yaşandığını, CHP yönetimi ile Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki tartışmaların Türk siyaseti açısından üzücü olduğunu söyledi.
“CUMHURBAŞKANI ADAYI OLDUĞUNU BELİRTMEK ÖZEL”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısında “Siyasette öfke de vardır, hakaret de vardır” açıklamasının bir siyasetçi olarak kendisini rahatsız ettiğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu: “Yarın karşınıza çıkacak ve ‘bana oy verin, ben cumhurbaşkanı adayıyım’ diyecek. O da ‘siyasette hakaret vardır’ diyecek. Hakaret hiçbir yerde olmamalı. Siyaset uzlaşma sanatıdır. Anlaşma sanatıdır. Vatana millete hizmetin yeridir.” dedi.
Bir belediye başkanının bakanlıklarla görüşmesinin doğal olduğunu belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
“Belediye başkanının görevi hizmet etmek. Bulunduğu il ve ilçeye hizmet alacak. Kim bulursa onunla görüşüyor. Belediye başkanının bu anlamda partisi yok. Şimdi Keçiören’e hizmet etmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızla görüşüyor. O günden bu yana saldırı var. Geldiğimiz son nokta ise çok ilginç bir nokta. Son grup görüşmesini birlikte dinlediniz. Belediye başkanına 11 kez hırsız, 3 kez yolsuzluk yapan ve 4 kez yolsuzluk yapan dedi. kez kötü bir takım elbise, şuna bir bakalım, bir bakalım ve görelim mi?
Yaşar Yıldırım, bir kişiye “hırsız” denebilmesi için hukuki sürecin tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Özarslan’la ilgili 5 ayrı soruşturma dosyasının bulunduğunu ve bu dosyalardaki baş şüphelinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğunu öne süren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada Sayın Özgür Özel kendi cumhurbaşkanı adaylığının önünü açıyor. Önündeki engelleri ortadan kaldırıyor. Yargıyla mücadele ederek İmamoğlu’nu kurtarmaya çalışıyor. Elde ettiği başarıyı takdir edersiniz. İmamoğlu’nun adaylığı diploma davasıyla ortadan kalktı. Geriye kim kaldı? Mansur Yavaş kaldı. Peki Yavaş’ı nasıl bir kenara koyacaksınız? Özarslan üzerinden Mansur’u bir kenara koyacaksınız. Yarın soruşturma açıldığında Mansur Yavaş da devre dışı kalacak. Sayın Cumhurbaşkanımız, Özgür Özel’in kendisine Niğde otoyolu kadar geniş bir yol açtığını söyledi, “Bu konuda söyleyecek bir şeyimiz yok.”

“EĞİTİM GELECEĞİN SORUNUDUR”
Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan da eğitimin sadece bir çalışma alanı ya da meslek grubu değil, insanlık tarihi kadar eski bir medeniyetin inşası olduğunu söyledi.
Eğitim emekçilerinin sorununu “milli mesele” olarak gördüklerini belirten Geylan, şöyle konuştu: “Çünkü eğitim meselesi bir gelecek meselesidir, devletin beka meselesidir. Bu nedenle eğitim emekçilerinin her koşulda yanında olmayı bir tercih değil, bir ahlak meselesi olarak görüyoruz.” görüşünü paylaştı.
Türk Eğitim-Sen’in ilkelere, kararlılığa ve ahlaka dayalı sendikal yolundan taviz vermeden mücadelesine devam edeceğini vurgulayan Geylan, şöyle devam etti:
“Türk Eğitim-Sen sadece bir sendika değil, bir vasiyetin adıdır. Öğretmenlerin haklarını savunan, akademisyenlerin çalışmalarını koruyan, idari personelin sesine kulak veren, eğitim sektöründeki tüm emekçilerin alın terini kucaklayan iradedir bu irade. Önümüzdeki dönemde hem masada hem sahada kararlı olacağız. Ücretlerde adalet için kararlıyız. Kalıcı ve güvenceli istihdam için kararlıyız. Emeklilikte güvence için kararlı olacağız. Öğretmenlerimizin mesleki itibarını korumak için, Atanamayan öğretmenlerimiz için kariyer düzenlemelerindeki eksiklikleri gidermeye kararlı olacağız.”
